bulanmak

-e
1. 被涂以, 被覆盖; 被污染: Çocuğun üstü toza bulandı. 孩子浑身上下都是土。
2. 变得浑浊: Su bulandı. 水变浑了。
3. (天气)转阴: Hava bulandı. 天气转阴了。
4. 感到恶心: Midem bulandı. 我的胃感到恶心。
5. 转́ 变得混乱: Köylünün bu habere zihni bulandı. 农夫被这个消息搞得六神无主。Meclis bir anda bulandı. 议会一下子乱成了一锅粥。Günden güne bulanan hükûmet işlerinden tiksinerek bir köşeye çekildi. 他因厌恶日益混乱的政府工作而引退了。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • bulanmak — e 1) Bulama işine konu olmak, her yanı bir şeyle kaplanmak Parfüme bulanmış bir ter, boyalı suratlarından buharlaşıyor. A. İlhan 2) nsz Duruluğunu yitirmek Havuz bulandı. 3) nsz Parlaklığını ve açıklığını yitirmek Hava bulandı. 4) nsz Mide… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beyni bulanmak — 1) sersemlemek, düşünemez olmak 2) kötü bir şey sezinlemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • midesi bulanmak — 1) kusacak gibi olmak 2) mec. iğrenmek, tiksinmek 3) mec. kuşkulanmak, işkillenmek 4) mec. huzursuz olmak, rahatı kaçıp tedirgin olmak, hoşlanmamak Bu rahatlık, bolluk, ferahlık havasına esir ticareti, sömürgecilik gibi kokular karışınca insanın… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • zihni bulanmak (veya karışmak) — 1) düşünürken olaylar arasındaki bağlantıyı yitirmek 2) ne yapacağını şaşırmak Çünkü teyzesine, oğlanın son senelerinde zihni karışmasın diye dönünceye kadar hastalandığından hatta ölürse ölümünden bahsedilmemesini sıkı sıkı vasiyet etmişti. H. E …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hava bulanmak — yağmur yağacak duruma gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • içi bulanmak — kusacak gibi olmak Tabanları, dizleri sızlar gibi oldu. Bir de içi bulandı, kusacak gibi oldu. B. Felek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kafası bulanmak — bir olay karşısında aklı karışmak, anlayamaz, kavrayamaz duruma gelmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gönlü bulanmak — 1) kusacak gibi olmak 2) mec. kuşkulanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözü bulanmak — bulanık görmeye başlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bulganmak — bulanmak; kızmak, öfkelenmek; karışmak, I I, 238, 242; II I, 21 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • — is. 1) Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı Deniz gecenin içinde, gece denizin içindedir. Ç. Altan 2) Oyuk şeylerin boşluğu 3) Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta Tahtanın içi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.